GANA KÖLELİK TAZMİNATI İÇİN HAREKETE GEÇTİ
Yayın tarihi: 21.08.2026 10:06
Transatlantik köle ticaretinin mirası ve tazminat talepleri yeniden dünya gündeminde.
Köle ticaretinden fayda sağlayan devlet ve kurumların özür dilemesi, borçların hafifletilmesi ve mali tazminat ödemesi yönündeki çağrılar güçlenirken, Gana bu konuda öncü ülkelerden biri haline geldi.
Transatlantik köle ticaretinin yol açtığı yıkımın telafi edilmesine yönelik uluslararası tartışmalar son dönemde yeniden hız kazandı. Kölelikten fayda sağlayan ülkeler ve kurumların resmi özür dilemesi, borçların silinmesi ve tazminat ödemesi yönündeki talepler giderek daha fazla gündeme geliyor.
Mart ayında Birleşmiş Milletler'de köleliği “insanlığa karşı işlenmiş en büyük suç” olarak tanımlayan bir karar kabul edildi. ABD kararın aleyhinde oy kullanırken, Avrupa ülkelerinin tamamı oylamaya katılmadı. Transatlantik köle ticaretinin önemli aktörlerinden İngiltere ise tazminat ödenmesi fikrine karşı çıkmayı sürdürüyor.
Gana, uluslararası tazminat tartışmalarının en güçlü savunucularından biri olarak öne çıkıyor. Ülke, Birleşmiş Milletler'deki karar tasarısının hazırlanmasına öncülük ederken, haziran ayında başkent Akra'da yaklaşık 80 ülkenin katıldığı bir tazminat zirvesine ev sahipliği yaptı.
Gana Dışişleri Bakanı Samuel Okuzeto Ablakwa, ülkesinin Afrika'daki tarihsel konumuna dikkat çekerek, Gana'nın bu konuda sessiz kalamayacağını belirtiyor. Afrika Birliği de Gana'ya “tazminat adaletinin savunucusu” rolünde özel sorumluluk verdi.
Tarihsel kayıtlara göre transatlantik köle ticareti kapsamında zorla yerlerinden edilen yaklaşık 12 milyon Afrikalının yüzde 10 ila 15'inin günümüzde Gana'nın bulunduğu bölgeden geldiği tahmin ediliyor. Gana'nın kıyıları da köleleştirilen insanların gemilere bindirilerek Amerika kıtasına gönderildiği önemli merkezler arasında yer aldı.Tazminat yalnızca para olarak görülmüyor.
Gana yönetimi, onarıcı adalet kapsamında eğitim bursları, genç Afrikalı girişimcilere yönelik girişim sermayesi ve köleliğin yol açtığı düşünülen uzun vadeli sağlık sorunları üzerine araştırmaların desteklenmesini öneriyor.
Tazminat talepleri arasında borçların hafifletilmesi ve bazı borçların tamamen silinmesi de bulunuyor. Gana yönetimi ise sürecin yalnızca doğrudan mali kazanç elde etme amacı taşımadığını savunuyor.
Tartışmanın bir diğer boyutunu ise köle ticaretinden ekonomik olarak fayda sağlayan kurumların sorumluluğu oluşturuyor. Bu kurumlar arasında İngiltere Kilisesi de gösteriliyor.
18. yüzyılda Kilise'nin misyoner kanadının plantasyonlar işlettiği ve yüzlerce köleye sahip olduğu, elde edilen gelirlerin Amerika kıtası ve diğer bölgelerdeki faaliyetlerin finansmanında kullanıldığı belirtiliyor. Kiliseye bağlı bazı din adamlarının da köle sahibi olduğu ve Kilise'nin vakıf fonunun köle ticaretine önemli yatırımlar yaptığı ifade ediliyor.
İngiltere Kilisesi lideri Canterbury Başpiskoposu Dame Sarah Mullally, temmuz ayında Gana'yı ziyaret etti. Mullally, İngilizler tarafından işletilen ve köleleştirilen insanların Amerika'ya gönderilmeden önce tutulduğu Cape Coast Kalesi'ni ziyaret etti.
Kaledeki zindanları ve köleleştirilen insanların gemilere bindirilmeden önce geçirildiği “geri dönüşü olmayan kapı” olarak bilinen bölümü gören Başpiskopos, transatlantik köle ticaretinin yaptığı yıkımdan derinden etkilendiğini söyledi.
İngiltere Kilisesi daha önce transatlantik köle ticaretindeki rolü nedeniyle özür dilemişti. Kilise ayrıca köle ticaretinin günümüzdeki etkilerinden zarar gördüğü düşünülen topluluklara destek amacıyla 100 milyon sterlinlik bir sosyal etki fonu oluşturdu. Ancak bu girişim de kurum içinde tartışmalara yol açtı.
“Afrikalılar da sorumluydu” tartışması
Tazminat tartışmasının en önemli başlıklarından biri de bazı Afrikalı toplulukların köle ticaretindeki rolü.
Gana Dışişleri Bakanı Ablakwa, Afrikalıların köle ticaretinin temel sorumluları olduğu yönündeki yorumları reddederek, sistemin Batılı köle sahibi güçler tarafından oluşturulduğunu ve yerel aktörlerin bu sistem içerisinde kullanıldığını savunuyor.
Ancak Gana'da bazı geleneksel liderler, Afrika'daki yerel aktörlerin rolünün de kabul edilmesi gerektiğini düşünüyor.
Gana'nın Ga halkının lideri Kral Tackie Teiko Tsuru II, atalarının köle ticaretindeki rolü nedeniyle kamuoyu önünde özür diledi. Ga halkının Avrupalılarla ticaret yapan aracı topluluklardan biri olduğunu belirten kral, geçmişte yaşananların kabul edilmesinin iyileşme sürecinin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.
Gana'nın yürüttüğü bir diğer girişim ise Afrika diasporasının, özellikle Afrika kökenli Amerikalıların ülkeyi ziyaret etmesini teşvik etmek. Kampanya, köle ticareti nedeniyle parçalanan ailelerin ve toplulukların ortak tarih üzerinden yeniden bağ kurmasını amaçlayan bir “onarım” süreci olarak tanımlanıyor. Ancak girişimin zaman içerisinde turizm odaklı bir yapıya dönüştüğü yönünde eleştiriler de bulunuyor.
Howard Üniversitesi'nde doktora öğrencisi olan Ganalı Yaw Asare, Gana'nın diaspora politikasının giderek turizm ve ekonomik gelir elde etme amacıyla ilişkilendirildiğini savunuyor. Asare'ye göre bu durum, yerel halkın ekonomik açıdan dışlanmasına ve köle ticaretinin ortaya çıkardığı travmaların ele alınmasının geri plana itilmesine yol açıyor.
“Gerçek tazminat iyileşmeyi sağlamalı” Asare, gerçek onarıcı adaletin yalnızca mali ödemelerden ibaret olmaması gerektiğini belirterek, köle ticaretinin toplumlar üzerinde bıraktığı psikolojik ve sosyal etkilerin de ele alınması gerektiğini vurguluyor.Gana'nın başkenti Akra'daki Jamestown bölgesinin geçmişi de bu tartışmanın önemli parçalarından biri. Bölge, İngilizlerin kıyıda kurduğu kalenin çevresinde gelişmiş ve köleleştirilen insanların Amerika'ya gönderilmeden önce getirildiği merkezlerden biri olmuştu.Gana'daki tartışma, transatlantik köle ticaretinin yalnızca geçmişe ait bir mesele olmadığını; tarihsel sorumluluk, tazminat, toplumsal hafıza ve onarıcı adalet başlıklarının bugün de uluslararası gündemdeki yerini koruduğunu gösteriyor.
Yorum Yap
Bağış Seçenekleri
Su ve Kuyu Projeleri
Afrika’nın en büyük ihtiyacı olan temiz ve içilebilir su kaynaklarına yönelik faaliyetlerimiz Uganda ...
Süt Keçisi
Dünyada aşırı yoksulluk içinde yaşayan insanların yüzde 67'si Sahra Altı Afrika’da yaşam mücadelesi ...
Güneş Kiti
Afrika Kıtası’nda nüfusun yarısını oluşturan yaklaşık 620 milyon kişi elektriğe ulaşamıyor. Elektriğ ...
Afriped Hijyen Seti Bağışı
TADD olarak özellikle Afrika kırsalında yaşayan kadın ve genç kızların en önemli ihtiyaçlarından bir ...




