SUDAN’DA İKİ YIL SONRA SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI KALDIRILDI

Yayın tarihi: 03.09.2026 09:40
SUDAN’DA İKİ YIL SONRA SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI KALDIRILDI

Sudan’da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki savaş sürerken, başkent Hartum’da iki yıldan uzun süredir uygulanan sokağa çıkma yasağı ve olağanüstü hal kaldırıldı. Hükümet, kararın başkentte normalleşme sürecini hızlandırmasını hedefliyor.

Sudan’daki askeri yönetim, iç savaşın başlamasının ardından başkent Hartum’da uygulamaya konulan sokağa çıkma yasağı ve olağanüstü hali kaldırdı.
Karar, Sudan ordusunun başkentin kontrolünü paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri'nden (RSF) geri almasından yaklaşık 18 ay sonra geldi.
Ordunun ve RSF'nin karşı karşıya geldiği savaş dördüncü yılına girerken, ülkenin güney ve batı bölgelerinde çatışmaların devam ettiği bildiriliyor. Savaşın Sudan sınırlarının ötesine taşındığına ilişkin endişeler de giderek artıyor.

HARTUM’A DÖNÜŞLER BAŞLADI
Uluslararası Göç Örgütü'nün verilerine göre, Nisan 2023'te savaşın başlamasının ardından Hartum'dan kaçan yaklaşık 5 milyon kişiden 2 milyondan fazlası, Mart 2025'te çatışmaların kentte sona ermesinden bu yana başkente geri döndü.
Sokağa çıkma yasağının kaldırılmasıyla birlikte hükümet, Hartum'da hayatın yeniden normale dönmesini ve ekonomik faaliyetlerin canlanmasını amaçlıyor.
Başkentteki ana havaalanının bazı uçuşlara yeniden açılması ve işletmeler ile diplomatik temsilciliklerin Hartum'a dönmeye teşvik edilmesi de normalleşme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Ancak kent sakinleri, savaşın yol açtığı ağır yıkımın ardından hayatlarını yeniden kurmakta zorlanıyor.

YAĞMALANAN BİNALAR, KESİLEN ELEKTRİKLER
Hartum'a dönen birçok kişi, ev ve iş yerlerinde savaşın yanı sıra yağmalamaların da yol açtığı ciddi hasarla karşılaşıyor.
Elektrik altyapısındaki tahribat ise başkentin en önemli sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Elektrik kesintilerinin, altyapıya yönelik insansız hava aracı saldırıları, kablo ve ekipmanların yağmalanması ile onarım çalışmalarına ayrılan kaynakların yetersizliğinden kaynaklandığı belirtiliyor.
Hartum eyalet hükümeti sözcüsü Altayeb Saadeldin, elektrik sektörünün özellikle hedef alındığını belirterek, bakır kablolar, yakıt ve diğer ekipmanların yağmalanmasının yanı sıra insansız hava aracı saldırılarının da kesintilerde etkili olduğunu söyledi.
RSF ise bu suçlamaları reddederek iddiaların “yanlış ve ordu propagandası” olduğunu savundu.

GÜVENLİK TEDBİRLERİ SÜRÜYOR
Olağanüstü halin kaldırılmasına rağmen Sudan makamları, RSF mensuplarının başkente sızma girişimlerinden endişe ediyor.
Sudan Haber Ajansı'nda yer alan bilgilere göre güvenlik güçlerinin devriyeleri eyalet genelinde devam edecek. Gece saatlerinde seyahat eden vatandaşların ise kimlik belgelerini yanlarında bulundurmaları gerekiyor.
Güvenlik güçlerinin Hartum genelinde operasyonlarını sürdürdüğü, RSF'nin gizli hücrelerinin yanı sıra belgesiz yabancılar ve yasa dışı faaliyetlerle bağlantılı kişilerin hedef alındığı bildiriliyor.

SAVAŞ SINIRLARI AŞIYOR
Sudan'daki çatışmaların komşu ülkelere sıçrama ihtimali ise uluslararası endişeyi artırıyor.
Çad yönetimi, 20 Ağustos'ta ülkenin Ennedi-Est vilayetinde, Sudan sınırının yaklaşık 100 kilometre içerisinde bir askeri konvoya düzenlenen hava saldırısının Sudan ordusu tarafından gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Çad'ın saldırının ardından sınır bölgesindeki güvenlik güçlerini yüksek alarma geçirdiği bildirildi.
Sudan ise suçlamayı reddetti. Sudan Dışişleri Bakanlığı, bağımsız bir soruşturma yürütülmeden ordunun suçlanmasına tepki göstererek, ordunun ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunurken komşu ülkelerin egemenliğine saygı gösterdiğini ve topraklarını hedef almaktan kaçındığını açıkladı.

SUDAN İLE ÇAD ARASINDA KARŞILIKLI SUÇLAMALAR
Hartum yönetimi, Çad'ı Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından RSF'ye gönderildiği öne sürülen askeri malzemelerin havaalanları ve sınır kapıları üzerinden Sudan'a ulaştırılmasına izin vermekle suçluyor.
BAE ve Çad ise bu suçlamaları reddediyor.
Birleşmiş Milletler uzmanlarının raporlarında ve uluslararası basında yer alan araştırmalarda RSF'ye yönelik dış destek iddiaları daha önce de gündeme gelmişti.
Çad'daki askeri konvoya yönelik saldırı iddiası, Sudan'daki savaşın bölgesel istikrar üzerindeki etkilerine ilişkin kaygıları da artırdı.

AMERİKA’DAN ATEŞKES ÇAĞRISI
ABD'nin Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos, çatışmaların bölgesel barış ve istikrarı tehdit etmesinden duyduğu endişeyi dile getirdi.
Boulos, Sudan'daki savaşın askeri bir çözümü olmadığını belirterek taraflara derhal insani ateşkesi kabul etme çağrısında bulundu.
ABD'li yetkili ayrıca çatışmanın Sudan sınırlarının dışına taşmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, savaşan taraflara yönelik dış mali ve askeri desteğin sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti.

BM'DE SİLAH AMBARGOSU TARTIŞMASI
ABD'nin bu ay Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne, Darfur bölgesine yönelik 2005 tarihli silah ambargosunun Sudan'ın tamamını kapsayacak şekilde genişletilmesini öngören bir karar taslağı sunduğu bildirildi.
Teklifte, çatışmalarda giderek daha fazla kullanıldığı belirtilen saldırı amaçlı insansız hava araçlarının da kapsam altına alınması öngörülüyor.
Sudan hükümeti ve ordusu ise öneriye karşı çıkıyor.
Hartum yönetimi, söz konusu düzenlemenin Sudan'ın resmi ordusu ile paramiliter RSF'yi aynı konuma getirdiğini ve ülkenin silahlı isyana karşı kendisini savunma kapasitesini sınırlandıracağını savunuyor.
Sudan'da başkent Hartum'da normalleşme yönünde adımlar atılmasına rağmen, ülkenin farklı bölgelerinde devam eden çatışmalar ve savaşın komşu ülkelere taşınma ihtimali, kalıcı barışın önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor.

Yorum Yap

Bağış Seçenekleri