AFRİKA’DA DİJİTAL İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ TARTIŞMASI

Yayın tarihi: 24.10.2026 18:24
AFRİKA’DA DİJİTAL İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ TARTIŞMASI

Afrika’da internet kullanıcılarının sayısı artarken, siber suçlarla mücadele amacıyla çıkarılan yasaların hükümet eleştirilerini ve çevrimiçi ifade özgürlüğünü kısıtlamak için kullanıldığı yönündeki endişeler büyüyor. İnsan hakları savunucuları, dijital güvenlik ile temel hakların korunması arasında denge kurulması çağrısında bulunuyor.

Afrika’da internet erişiminin yaygınlaşması, siyasetten toplumsal meselelere kadar pek çok konuda dijital platformları önemli bir tartışma alanına dönüştürdü. Ancak insan hakları savunucuları, siber suçlarla mücadele ve ulusal güvenliği sağlama gerekçesiyle çıkarılan bazı yasaların, hükümetlere yönelik eleştirileri sınırlandırmak için kullanıldığı uyarısında bulunuyor.
İnternet Sınır Tanımayan Doktorlar (Internet Sans Frontières) İcra Direktörü ve Meta Gözetim Kurulu üyesi Julie Owono, siber suç mevzuatının çevrimiçi ifade özgürlüğünü cezalandırmak amacıyla kullanılabildiğini söyledi.
Afrika’daki internet kullanıcılarının sayısına dikkat çeken Owono, kıtada yaklaşık 650 milyon kişinin internet kullandığını, bu sayının on yıl önce yaklaşık 450 milyon olduğunu belirtti.
Owono, “Bizi korumak için çıkarıldığı iddia edilen aynı yasalar, ne yazık ki vatandaşlar olarak çevrimiçi ifade özgürlüğümüzü suç haline getirmek ve bizi tutuklamak için kullanılıyor” dedi.
Dijital platformların Afrikalılar için siyasi tartışmalara katılma, liderlerden hesap sorma ve kamuoyunu ilgilendiren konularda görüş bildirme alanları haline geldiğini belirten Owono, hükümetlerin de çevrimiçi faaliyetleri izleme ve kısıtlama konusunda daha geniş yetkiler kullanabildiğini savundu.

FİLDİŞİ SAHİLİ VE KAMERUN ÖRNEKLERİ

Owono, siber suç yasalarının uygulanmasına ilişkin endişelerini Fildişi Sahili ve Kamerun örnekleri üzerinden anlattı.
Fildişi Sahili’nde 2013 yılında kabul edilen yasaya değinen Owono, düzenlemenin cumhurbaşkanına yönelik bazı çevrimiçi eleştirilerin suç kapsamında değerlendirilmesine imkân verdiğini söyledi.
Kamerun’da ise 2010 yılında yürürlüğe giren bir yasanın, doğruluğu kanıtlanamayan bilgilerin internet üzerinden yayımlanmasını suç sayan hükümler içerdiğini belirten Owono, bu hükümlerin hükümet eleştirmenlerine karşı kullanılabildiğini öne sürdü.
Owono’nun gündeme getirdiği bir diğer olay, Kamerunlu aktivist Junior Ngombe’nin tutuklanması oldu. Ngombe’nin, TikTok üzerinden gerçekleştirdiği canlı yayında vatandaşları ülkenin 2025 başkanlık seçimlerinde oy kullanmaya teşvik etmesinin ardından gözaltına alındığı belirtildi.
Tanzanya’daki gelişmelere de değinen Owono, siyasi gerilim dönemlerinde internet erişimine yönelik kısıtlamaların ve hükümeti eleştiren kişilerin tutuklanmasının, dijital haklara ilişkin daha geniş kapsamlı sorunların göstergesi olduğunu ifade etti.

TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ DE SORUMLULUK TAŞIYOR

Çevrimiçi ifade özgürlüğünün yalnızca hükümetlerin kararlarından etkilenmediğini vurgulayan Owono, büyük teknoloji şirketlerinin de içeriklerin denetlenmesinde önemli bir rol oynadığına dikkat çekti.
Owono’ya göre teknoloji şirketleri, hükümetlerden gelen içerik kaldırma veya hesap kısıtlama taleplerine zaman zaman yeterli inceleme yapmadan uyabiliyor.
Bu kapsamda Tanzanyalı aktivist Maria Sarungi Tsehai’nin durumunu örnek gösteren Owono, Tsehai’nin sosyal medya hesaplarının Tanzanyalı yetkililerle bağlantılı bir talep üzerine Meta tarafından geçici olarak kısıtlandığını belirtti.
Owono, teknoloji şirketlerinin hükümetlerden gelen talepleri değerlendirirken yasallık, gereklilik ve orantılılık ilkelerini esas alması gerektiğini söyledi. Küresel Ağ Girişimi (Global Network Initiative) tarafından da savunulan bu ilkelerin, dijital hakların korunması açısından önem taşıdığını vurguladı.
Owono, seçimlerin yürütülme biçimine yönelik eleştiriler nedeniyle bir hesabın tamamen kapatılmasının doğru olup olmayacağını sorgulayarak, içerik denetiminde ölçülülük ilkesine dikkat çekti.

TARTIŞMA AFRİKA İLE SINIRLI DEĞİL

Çevrimiçi özgürlüklere yönelik kısıtlamaların yalnızca Afrika’ya özgü olmadığını belirten Owono, dünya genelinde internet özgürlüğünde yaşanan gerilemeye işaret etti.
Freedom House’un her yıl yayımladığı “İnternette Özgürlük” (Freedom on the Net) raporunu hatırlatan Owono, farklı ülkelerde hükümetlerin gözetim yetkilerini genişletme girişimlerinin temel haklar açısından soru işaretleri oluşturduğunu söyledi.
Birleşik Krallık hükümetinin Apple’ın iCloud hizmetindeki şifrelenmiş verilere erişim sağlama girişimini de gündeme getiren Owono, ulusal güvenlik gerekçesiyle alınan önlemlerin zaman içinde temel hakları aşındırabileceği uyarısında bulundu.
Owono ayrıca Afrikalı politika yapıcıların dijital platformların işleyişi konusunda daha fazla bilgi edinmesi gerektiğini belirtti. Yasa koyucuların, düzenlemeyi hedefledikleri teknolojileri geliştiren şirketlerle doğrudan iletişim kurmasının daha bilinçli kararlar alınmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Afrika’da internet kullanımının artmaya devam etmesiyle birlikte, siber suçlar ve çevrimiçi tehditlerle mücadele etmek ile vatandaşların özgürce görüş bildirme hakkını korumak arasındaki denge, kıtanın önündeki önemli politika başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.

Yorum Yap

Bağış Seçenekleri