AFRİKA, AFETLERE KARŞI DİRENÇTE DÜNYA LİDERİ

Yayın tarihi: 24.10.2026 18:20
AFRİKA, AFETLERE KARŞI DİRENÇTE DÜNYA LİDERİ

Küresel araştırmalara göre Afrika bölgeleri, 2023’ten bu yana afetlere karşı hazırlık ve toparlanma kapasitesinde dünyadaki en hızlı gelişimi gösterdi. 

Afrika, afetlere karşı dayanıklılığını artırma konusunda dünyanın en hızlı ilerleme kaydeden bölgeleri arasında yer aldı. Lloyd’s Register Vakfı tarafından yayımlanan yeni bir araştırma, kıtanın farklı bölgelerinde afetlere hazırlık, bilgiye erişim ve krizlerin ardından toparlanma kapasitesinde önemli gelişmeler yaşandığını ortaya koydu.
Araştırmaya göre Kuzey Afrika, 2023’ten bu yana dayanıklılık göstergesinde 5 puanlık artışla ilk sırada yer aldı. Güney Afrika’da 4 puanlık, Doğu Afrika ile Orta ve Batı Afrika’da ise 3’er puanlık artış kaydedildi.
Kenya, Mısır, Uganda, Cezayir ve Nijerya gibi ülkelerde internet erişiminin yaygınlaşması, hanelerin afetlere karşı hazırlık düzeyinin yükselmesi ve finansal dayanıklılığın güçlenmesi, bu gelişime katkıda bulunan etkenler arasında gösterildi.
Bununla birlikte araştırma, kaydedilen ilerlemenin afetlere karşı yeterli korumanın sağlandığı anlamına gelmediğine dikkat çekti. Özellikle erken uyarı sistemlerine erişim ve uyarıların ardından harekete geçebilme konusunda önemli eşitsizlikler bulunuyor.

140 ÜLKEDE 143 BİNDEN FAZLA KİŞİYE SORULDU

Araştırma, Gallup tarafından 2025 yılında 140 ülke ve bölgede 143 binden fazla kişinin katılımıyla gerçekleştirilen dördüncü Dünya Risk Anketi’ne dayanıyor. Çalışma, resmî verilerin sınırlı olduğu ülkeler de dahil olmak üzere insanların güvenlik riskleri ve afetlerle ilgili deneyimlerini inceliyor.
Araştırmada kullanılan Dayanıklılık Endeksi, sıfır ile 100 arasında bir ölçek üzerinden insanların büyük çaplı krizleri karşılama ve sonrasında toparlanma kapasitesini ölçüyor. Endeks; bireysel dayanıklılık, hane halkının hazırlığı, topluluk desteği ve genel toplumsal koşullar olmak üzere dört temel alanı kapsıyor.
Araştırmacılara göre internet erişiminin artması, insanların olası tehlikeler hakkında daha hızlı bilgi edinmesine yardımcı oluyor. Hanelerin afet öncesinde hazırlık yapması da kriz anında müdahale ve korunma imkânlarını artırabiliyor.
Ancak raporda, Afrika’nın afetlere karşı en dayanıklı kıta haline geldiği sonucuna varılmadığı vurgulanıyor. Bulgular, incelenen dönemde kıtanın farklı bölgelerinde dayanıklılık göstergelerinin diğer bölgelere kıyasla daha hızlı iyileştiğine işaret ediyor.

AFET UYARILARINA ERİŞİMDE BÜYÜK EŞİTSİZLİK

Araştırmanın öne çıkan bulgularından biri, afetlerden etkilenen insanların önemli bir bölümünün önceden uyarı alamaması oldu.
Orta ve Batı Afrika’da afetlerden etkilenen yetişkinlerin yalnızca yüzde 47’si herhangi bir uyarı aldığını bildirdi. Bu durum, dayanıklılık göstergelerindeki iyileşmenin toplumların tamamında yeterli korumaya dönüşmediğine ilişkin endişeleri artırıyor.
Küresel veriler de ekonomik koşulların afet riskleriyle mücadelede belirleyici olabildiğini gösteriyor. Son beş yılda düşük gelirli ülkelerde yaşayan insanların bir afet yaşama olasılığı, yüksek gelirli ülkelerde yaşayanlara kıyasla neredeyse iki kat daha yüksek oldu.
Düşük gelirli ülkelerdeki yetişkinlerin yaklaşık üçte biri afetlerden etkilendiğini bildirirken, yüksek gelirli ülkelerde bu oran yüzde 16 olarak kaydedildi.
Uyarı sistemlerine erişimde de benzer bir fark görüldü. Afetlerden etkilenen düşük gelirli ülkelerdeki yetişkinlerin yüzde 64’ü önceden uyarı aldığını belirtirken, yüksek gelirli ülkelerde bu oran yüzde 84’e ulaştı.
Üstelik uyarı almak her zaman harekete geçmek için yeterli olmadı. Düşük ve orta-alt gelirli ülkelerde uyarı alan yetişkinlerin yarısından azı, afet meydana gelmeden önce önlem alabildi. Yüksek gelirli ülkelerde ise bu oran yüzde 71 olarak ölçüldü.
Lloyd’s Register Vakfı Küresel Güvenlik Kanıt Merkezi Kanıt ve İçgörü Direktörü Nancy Hey, sonuçların hazırlığın önemini ortaya koyduğunu belirterek, bir uyarının değerinin insanların bu bilgiden ne ölçüde yararlanabildiğine bağlı olduğunu söyledi.

CEP TELEFONLARI HAYAT KURTARABİLİR

Araştırmaya göre mobil teknolojiler, afet uyarı sistemlerindeki eksikliklerin giderilmesinde önemli bir rol oynayabilir.
Dünya genelinde son beş yılda yaklaşık 1,1 milyar yetişkinin bir afet yaşadığı tahmin ediliyor. Bunların yaklaşık 220 milyonu, afet öncesinde herhangi bir uyarı almadı.
Uyarı alamayan kişilerin yüzde 77’sinin cep telefonu sahibi olması, mevcut teknolojilerin daha etkin kullanılabileceğine işaret ediyor. Bu oran, 170 milyondan fazla kişiye karşılık geliyor.
Araştırma, uyarıların birden fazla iletişim kanalı üzerinden iletilmesinin insanların önlem alma olasılığını artırdığını da ortaya koydu.
Buna göre tek bir kanaldan uyarı alanların yüzde 37’si harekete geçerken, iki farklı kanaldan uyarı alanlarda bu oran yüzde 51’e, üç kanaldan uyarı alanlarda ise yüzde 64’e yükseldi.
Kısa mesajlar, televizyon ve sosyal medya, afet öncesinde halkın bilgilendirilmesinde kullanılabilecek kanallar arasında yer alıyor.

MALAVİ’DE YEREL HAZIRLIK ÖRNEĞİ

Afrika’da yerel düzeyde yürütülen hazırlık çalışmaları da afet risklerinin azaltılmasında önemli bir araç olarak öne çıkıyor.
Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu’na göre Malavi’de gönüllüler, ocak ayında beklenen aşırı yağışlar öncesinde yağmur suyu tahliye kanallarının temizlenmesi için yerel toplulukları harekete geçirdi.
Girişim, afetlerin etkisini azaltmak için yalnızca erken uyarı yayımlamanın değil, bu uyarıları somut hazırlıklarla desteklemenin de önemini ortaya koydu.
Federasyonun afet risklerinin azaltılması ve dayanıklılık alanındaki küresel lider vekili Caroline Zastiral, uyarıların etkili olabilmesi için insanların kendilerini ve yakınlarını koruyacak bilgiye, zamana, kaynaklara ve güvene sahip olması gerektiğini belirtti.

TOPLUMSAL DAYANIKLILIK ARTIYOR, BİREYSEL DAYANIKLILIK GERİLİYOR

Araştırma, ekonomik kaynakların afetlere karşı korunmada önemli bir avantaj sağladığını ortaya koyarken, ulusal refah düzeyinin tek başına dayanıklılığı garanti etmediğine de işaret ediyor.
Rapora göre ulusal kurumlara duyulan güveni de kapsayan toplumsal dayanıklılık göstergesi, 2021’deki 63 puandan 2025’te 66 puana yükselerek rekor seviyeye ulaştı.
Buna karşılık bireysel dayanıklılık göstergesi aynı dönemde 46 puandan 42 puana gerileyerek araştırmada kaydedilen en düşük seviyeye indi.
Bu farklılaşma, toplumların genel kurumsal kapasitesinde iyileşme yaşanırken bireylerin krizlerle başa çıkma imkânlarının aynı ölçüde güçlenmeyebileceğini gösteriyor.

UYARI SİSTEMLERİNİN YAYGINLAŞTIRILMASI ÇAĞRISI

Dünya Meteoroloji Örgütü Erken Uyarı Hizmetleri Bölümü Başkanı Dr. Andrew Tupper erken uyarı sistemlerinin ancak insanları harekete geçirebildiği ölçüde etkili olabileceğini vurguladı.
Araştırma, Afrika’da afetlere karşı dayanıklılık alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini, ancak bu kazanımların toplumun tüm kesimlerine eşit biçimde yansımadığını ortaya koyuyor. İnternet erişiminin geliştirilmesi, yerel hazırlık çalışmalarının desteklenmesi ve erken uyarıların farklı iletişim kanalları üzerinden yaygınlaştırılması, afetlerin yol açtığı can ve mal kayıplarını azaltmaya yönelik öncelikli adımlar arasında gösteriliyor.

Yorum Yap

Bağış Seçenekleri